 |
"The Gran Torino" son dönemde izlediğim
güzel filmlerden biri oldu. Filmin başrol oyuncusu da, yönetmeni de,
yapımcısı da Clint Eastwood. Hatta sonunda söylediği bir şarkıyla
filmin müziğine bile imza atmış. Gran Torino'yu, Eastwood imzasının
bu kadar çok kullanılmış olmasından hiçbir rahatsızlık duymaksızın
zevkle izledim.
Film, bir zamanlar Kore Savaşı'nda askerlik
yapmış ve çokça da "düşman" öldürmüş bir gazinin ihtiyarlık
günlerinde geçiyor. Eastwood'un, müthiş gıcık bir bunak ve pis bir
ırkçı olarak canlandırdığı Kowalski'nin hayatı, eşinin ölümüne denk
düşen bir tarihte yandaki eve taşınan Uzakdoğulu aile ile birlikte
usul usul değişmeye başlıyor.
Filmde benim ilgimi çeken, Kowalski
karakterinin ilk bakışta ırkçı, milliyetçi, tutucu biri gibiymiş
görünmesine karşın gerçekte kiliseye, adalet sistemine, dolayısıyla
devlete inancını kaybetmiş biri, yani aslında "anarşist" bir figür
olması oldu. Filmin toplam etkisi de zaten ırkçı, devletçi, ayrımcı
ve dinci değil. |
|
Daryuş Mehrcui'nin yönettiği "Gav"
(The Cow - İnek) filmini
tanıtmaktan büyük bir haz duyuyorum. Film, 1969 yılında çekilmiş ve
büyük yankı uyandırmış. İran sinemasının klasikleri arasında yer
alıyor. Gerçekten de yalın ve görkemli bir film.
Filmin konusu kabaca şöyle: Biricik ineğinin meczubu, tutkunu,
müptelası, aşığı olan Mecid Hasan, köyden uzak kaldığı bir günlük
zaman dilimi ertesinde, köye dönüyor ve ahırda bıraktığı ineğini
yerinde bulamıyor: İneğini sormaya yeltendiği her köylü, ondan,
cüzamlıymış gibi kaçıyor. Herkes, ineğin öldüğünün söylenmesi
durumunda Mecid Hasan'ın kahrolacağını çok iyi biliyor çünkü.
Derken Mecid Hasan kaybettiği ineğinin acısıyla inekleşiyor ve
ahırdan çıkmamaya başlıyor. Ezzetullah Entezami'nin "Mecid Hasan"
rolündeki performansı olağanüstü. Filmde, ineğe dönüşmüş olan Mecid
Hasan'ı ahırda ziyaret eden köylüler var. Mecid, kendisine
"Mecid Hasan" diye hitap eden köylülere "Ben Mecid Hasan değilim,
ben onun ineğiyim" diye karşılık veriyor. Önce, "ineğini nerede
bulduk, biliyor musun" türünden sözlerle kendisiyle alay eden
köylüler çok geçmeden onun yaşadığı dönüşümü fark ediyor ve ürküyor. |