Anasayfa   l   Şiirler   l   Çeviriler   l   Yazılar   l   Mahfil   l   Linkler   l   Biyografi  l   Temas                                                                                                                   Müzik  l  Sinema  l  Politika

 

 

Oturdum

oturdum
park yapılmaz levhalarıyla
koyu renk rujlar arasında
şizofrenik bir bağ kurdum
orda varlık bir ses yumağı olarak fışkırdı
ve kendini çizdi parçalanan yumruk
çünkü düşürüp bütün yumurtaları ve süt şişelerini ben
tam da anahtarı çıkarırken
bu yüzden
çürüyen tılsımıyla
artık katılaşmış yoksunluk olan insanı
biraz üzmem gerekti ve üzdüm
sonra ve senle birikenden zarar
dedim adresim bu
ve kötüye kaydolundum

orda kent
topuklarımdan ağzıma
ağzımdan topuklarıma
ölü sözcükler olarak ağıyordu
bütün çağrışımları yutan
çalar saatlerle uyanıyordum sabahları
ansızın yiten fısıldayıştı otobüslerde kadınlar
hep eksilen yüzlerinin bilançosuyla biraz
rahatlıyordum
ve onları eski bir aşkı unutuşa gerekçe
ezberlemem gerekiyordu ve ezberliyordum

tövbesiz bir inatla yorgun
ve kırış kırış
dayıyordum dudaklarımı kızgın ütülere
düş uzak dünya bilmiyordum nerede
uyanıp sigara içiyordum arada bir
ipucu bırakmıyordum
bir bir çarpan kapılarına bakışların
barikatlar örüyordum açılmasın
sımsıkı ağırlığıyla bir muhacir ceset
bir muhbir kızartıyla yüzümde
ağlıyordum
yüzün sarıdan alçaktı
oysa ben
çıkamıyordum
sanki hep
düşmem gerekiyordu ve düşüyordum
çünkü düşürüp bütün yumurtaları ve süt şişelerini ben
tam da anahtarı çıkarırken