| |
Baharat Yüklü
Kolonyal Yelkenlisi
baharat yüklü kolonyal yelkenlisi
pruvasında kan
vardığında limana
tutsaktım
kaçtım
çürümüş fıçıların
çıplak karınlarından buğular tüten
süründüm leşlerin arasından
bir kadına sığındım
çirkin bir köleydi o
bense aşıktım ona
her gece
önce tahta bacağını sevdirir
dudaklarını bir ahtapot gibi yapıştırır dudaklarıma
yorardı yorardı beni ve ben dingin
uyuduğumda artık koynunda
lacivert saçları seheri yuhalardı boyuna
bir gün
salgın zamanıydı
bakışları akıyor akıyordu belirsiz bir boşluğa
ve bakışın ağırlığı altında dağılıp gidiyordu eşya
liman
azgın dalgalarlaydı
ve fırtınada ağaçlar çatırdıyordu
ve insanlar
inildiyordu acıyla
solgun bir korsan bayrağıyla
sarmaladım bu kırılgan gövdeyi ve kav’ı
dayadım tahta bacağa
|
|
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
|
|
|