|
Alıp
Sıvayan Bir Boşluğa
alıp sıvayan bir boşluğa
beni kov:
giderek yengin
bir korkudur ölüm
orda kordan iki yelpaze
orda soyunup sevişemezse
boğ beni
çünkü bazan
termometresinde sanki
bir damla mahpus civa
ya da az sonra
cızırtıyla bir plak
usulca dönmeye başlayacak
gibi kapanarak odalara
senin uyuyan yorgun yüzüne
senin uzakta bir zamana ışığın
kavrayıp kaydırdığı buz külçesi yüzüne
eleveren freskler çiziyorum
çocukların çürümüş et beni kokan rüyalarından
mübaşirlerin o fazlaca yakıştığı boşanma davalarından
büyük laflar ederek geçiyorum
düşünüyorum icra memurlarına adanacak şiirler yazmalı
çünkü bilmez onlar
gürz gibi ağır bazı kokular
pıhtılaşır
pıhtılaşınca koyu renkler
bazı onulmaz yaralar bırakır
böyle şeyler düşünüyorum
böyle şeyler düşünüyorum ve
büyük laflar ederek geçiyorum dar bu dünyadan
ama ne ecza
yaralı bu sirk hayvanlarına
ne yangın çığlığında
korkunç bu yıkıntılar ummanında
taşlar altında kalanın
|