|
FİZAN EKSPRESİ
(ocak, şubat, mart)
Anasayfa Başlıkları |
|
|

|

yeniGün (Avrupa) güncellendi. Nisan sayısını okumak için
tıklayın. |
|

|
ece ayhan’dan bir alıntıyla, ahval ve şeraitin fotografını
bir kez daha çekmiş olalım. yazının 40 yıl önce yazıldığını
gözetirseniz, nicedir hiçbir şeyin değişmediğini, üzülerek, siz de fark
edeceksiniz.
“Tarihten, kendi tarihimizden de biliriz ki, kardeşlerini az önce
boğdurmuş bir padişahın bile elinde uzak ve kokusuz bir gülle
yaptırdığı minyatürleri, çağdaş padişahların ise basına dağıtılmak
üzere çocuklarla çektirdikleri birçok fotoğrafı vardır. Şimdi
çocuklar ve güller dahi yüz vermedikleri için olsa gerektir, müesses
ölüm şairlerle (siz onu sanatçılarla diye okuyun- m.b.k.)
toplu
fotoğraf çektirmek istiyor. Bunun böyle olduğu aydındır.” Ece
Ayhan, Kolsuz Bir Hattat’ın içinde(Beyaz Yay.),23 Eylül ’70 tarihli
gazete yazısı…
|
|

|
MADEM İYİSİN
Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin.
Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?
Doğrusun, söylersin düşündüğünü,
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin,
Kime karşı?
Akıllısın,
Yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını,
Peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok ya,
Dostların kimler?
Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.
Bertolt Brecht
Türkçesi: Ahmet Cemal |
|

|
Muz sesleri –Selim M. Işık
Kapitalizmin
üstesinden gelmeliyiz: o en büyük kötülük, birikmiş bir günah,
çürümüş kökler, gayet iyi bildiğimiz yoksulluk, açlık, hastalık ve
ölüm meyvelerini veren ağaçtır…Bunu yapmak için üretim araçlarından
(fabrikalar, toprak, ticaret ve bankalar) özel mülkiyeti aşmak
zorunluluktur…(1)
Bu toplumun yol açtığı haksızlık, ister, istemez ayrımcılık ve
haksızla nitelenen bir sınıflı toplum yaratan kapitalist üretim
ilişkilerinin meyvesidir… Ezilen sınıfın, kendi kurtuluşu için,
üretim araçlarının toplumsal mülkiyetine varacak uzun ve zorlu yolu
izlemekten başka bir seçeneği yoktu…(2)
20.
yüzyıl biterken dini zihniyet, yeniden hegemonik konuma erişmese de,
tüm dünyada ve özellikle “İslam toplumları”nda yükselişe geçtiğinde,
“sol ilahiyat”- kendisi için son derece elverişli sayılabilecek
koşullara rağmen- asırlarca önce itildiği marjinallikten
kurtulamamış yükselişin ana mecrası
Devamını oku
|
|

Nevruz Kutlu Olsun!
(İran'da Nevruz'un
gelişini haber veren ve Noel Baba'ya benzeyen Hacı Firuz'u temsil
eden bir görsel... Hacı Firuz, kırmızı giysiler giyip, kafasına bir
külah takarak sokaklarda dolaşıyor, şakalar ve tatlı sözlerle
Nevruz'un gelişini haber veriyor. Yandaki de, İrani toplumların
tümünde birlerce yıldır Nevruz'un gelişinin hatırına kurulan "heft-sin
sofrası". Yani "s" harfiyle başlayan yedi yiyecekten oluşan sembolik
Nevruz sofrası...) |

 |
Tebrikler Tarık Dursun K.
Sonunda sağduyulu ve dürüst bir ses
yükseldi. Yok muydu benzer şeyleri söyleyen? Olmuştu. Ama pek az.
Fakat bu sözleri söyleyen Tarık Dursun K. gibi yaşını başını almış
bir yazar olduğunda sahiden heyecan yaratıyor.
Ben, yıllar önce yazdığım ve bu sitede de hala durmakta olan bir
yazımda da dediğim gibi, korsan’a karşı çıkmalıyız çünkü korsan, pek
çok kez, popüler kültürün en bayağı örneklerinin, haneyi, kapıdan
değil de bacadan girerek ele geçirmesi anlamına geliyor. Bu yüzden
de bazen bütün öteki ilişki biçimlerinden tehlikeli olabiliyor. Bu
aşağılık edebiyatlar ortamında, daha yaşarken yerin yedi kat dibine
gömülmüş olanların korsan’ını kim ne yapsın!
Fakat, Tarık Dursun K., namusluca, bir şeye işaret ediyor. Kitap çok
pahalı kardeşim, diyor. Solcu geçinen bir yığın yazarın ve bir yığın
kurumun demediğini diyor. Tebrikler Tarık Dursun K.
|
"Korsanı destekliyorum"
Tarık Dursun K, yayınevlerinin fiyatları düşürmesi gerektiğini
belirterek ''Kitap fiyatları yüksek olduğu sürece korsanı
destekliyorum'' dedi.
Manisa'nın Gölmarmara ilçesinde bu yıl ilki
düzenlenen Kitap Şenliğinde, yazarlar Tarık Dursun K. ile Aydoğan
Yavaşlı, kitaplarını imzaladı.
Tarık Dursun K, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gölmarmara'da
umduğunun üzerinde kitap severle karşılaştığını, bundan memnuniyet
duyduğunu söyledi.Devamını oku
|
|

Turhan Selçuk
Karikatür üstadı Turhan Selçuk, 11 Mart'ta, ne yazık ki, öldü.
تورهان سلچوک، استاد کاریکاتور ترکیه
در گذشت.
برای کارهای وی لطفا کلیک کنید.
 |

 |
|
AKP ve Başbakan Ataol Behramoğlu'na
dava açmış. Açık ki, böylesi davaların da, kuşatıcı, yıldırıcı
tavırların da sonuncusu olmayacak bu. Eskiden bu işi ırkçı, gerici
dergiler yapıyorlardı. '40'lardan başlayarak şairleri, yazarları
"kızıl"lıkla suçlayan, adeta bir ihbar kurumu gibi çalışan dergiler
vardı bu ülkede. Sayısız aydının hücrelere tıkılmasına, işkenceden
geçirilmesine, sürgüne gönderilmesine, saldırıya uğramasına zemin,
fırsat ve meşruiyet sağlıyorlardı. Türk Sanatı, Hisar gibi
dergilerin başlıca işlevlerinden biri buydu. Demek artık bunlara
bile gerek duyulmayacak bir evreye varmışız. Ama Enver Gökçe, Arif
Damar, Attila İlhan ve daha niceleri kendilerine kök söktüren "Milli
Şefin" de, Bayar'ın da saltanatı "hazin bir biçimde" sona erdiğinde
hala hayattaydılar ve okunuyorlardı. Ve gidenlere el
sallamıyorlardı. Bunlar giderken de biz arkalarından el
sallamayacağız. Tabii,
şunu da eklemek gerek: Behramoğlu’na “sahip çıkan” bu örgütlerin de
(PEN, TYS ve E.D.) ödevlerini, görevlerini ne kadar yerine
getirdikleri, misyonlarının hakkını ne kadar verdikleri haylice su
götürür. Bu örgütler, bugün bunca cılız kalmışsa, bunca etkisiz ve
işlevsizse, bunda yıllardır yapageldikleri yığınla hatanın,
işledikleri yığınla kabahatin tartışmasız bir etkisi var. Ateş
bacayı sarınca gıkını çıkarmak ne kadar etkili olacak, göreceğiz.
|
BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye Yazarlar Sendikası'nda genel başkanlık yapmış, kimliği ve
yapıtlarıyla ulusal ve uluslararası alanda saygınlık kazanmış
değerli şairimiz Ataol Behramoğlu, CNN Türk televizyonunun, 12 Ocak
2010 tarihinde katıldığı “Tarafsız Bölge” programında kendisine
yöneltilen soruları yanıtlarken, Adalet ve Kalkınma Partisi ve
Tayyip Erdoğan ile ilgili duygu, düşünce ve izlenimlerini dile
getirmiştir.
Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek
görüşleri nedeniyle Ataol Behramoğlu'na Başbakan ve AKP tarafından
hakaret davası açılmasını, biz yazarların da düşünce ve ifade
özgürlüğüne müdahale sayıyoruz.
Şairimize açılan bu davanın takipçisi olacağımızı kamuoyuna
duyuruyoruz.
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
PEN TÜRKİYE MERKEZİ
EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ
TİYATRO ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ TÜRKİYE MERKEZİ
Davaya gerekçe gösterilen konuşma için
şuraya bakın lütfen. |
|
Luke Powell'dan bir Afganistan fotoğrafı |
 |
 |
TEKEL işçisi bir suç makinesidir -
Kemal Okuyan
TEKEL işçisi suçludur... Hükümetin “mağdur”u ve “mazlum”u büyük bir
maharetle oynamaya devam ettiği, açılım üzerine açılım patlattığı
bir sırada Erdoğan ve arkadaşlarını ait oldukları dünyaya,
zalimlerin, zenginlerin, arsızların dünyasına postalayıverdiği için
suçludur.
TEKEL işçisi suçludur... AKP’nin “bu halk çabuk unutur”
felsefesiyle, bir-iki günlük can sıkıcı gündemlerin hemen ardından
yeni bir atak yapma hakkını elinden alan, uzun süreli bir direnişe
imza attığı için suçludur.
TEKEL işçisi suçludur... CHP ve MHP eksenli muhalefetin bütün
fiyakasını bozup, onları “ayak takımı”ndan yana açıklamalar yapmaya
zorladığı, siyasetin korunaklı Meclis binasını terk edip soğuk
Ankara sokaklarına taşınmasına neden olduğu için suçludur.
Devamını oku
|
|
 |
İran'da pek çok şey gibi uydu antenleri de yasak. Buna rağmen
birçok evin uydu anteni var. Devlet, toplamakla baş edemediği için
çözümü parazit yayan mekanizmaları devreye sokmakta bulmuş. Halkın
da kendi çözümleri var tabii. Birkaç örnek için
şuraya bakın. |
|
|
|
| |
Önceki başlıklar |
| |
|
| |
|
|
|
|