Anasayfa   l   Şiirler   l   Çeviriler   l   Yazılar   l   Mahfil   l   Linkler   l   Biyografi  l   Temas                                                                                                                   Müzik  l  Sinema  l  Politika

FİZAN EKSPRESİ
12 Ağustos-01 Kasım 2009 Anasayfa Başlıkları

 
yeni gün(avrupa)yeni sayısını yayınladı. bu linki (www.yenigunavrupa.org) lütfen sık kullanılanlar listenize kaydedin ve yeni gün'ü takip edin.
Bu karikatür, Afganistan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilginç adaylarından Doktor Ramazan Beşerdust'un sitesi www.kabulpress.org'da yayınlandı. "Afganistan Seçimlerinin Akibeti" adını taşıyor.


Parviz Meshkatian
پرویز مشکاتیان

Açık Radyo'daki (29 Eylül 2009 tarihli ) "fizan ekspresi" programımda, 21 Eylül'de kaybettiğimiz, sentur virtüözü ve besteci Perviz Meşkatian'ı tanıttım. 6 Ekimdeyse Hayyam'ın şiirlerinden bestelenmiş bir grup şarkı çaldım.

 


شهاب مقربین 
Shahab Mogharabin



Gidiyorum uykuda


Gidiyorum uykuda
Varmak için bambaşka diyarlara
Öylesine gidiyorum ki
Sesleniyorlar bana

Sesleniyorlar bana
Uyanıyorum

Şahab Mokrebin
çeviren: m. bülent kılıç
 

Açık Radyo'daki (22 Eylül 2009 tarihli )"fizan ekspresi" programımda, klasik İran müziğinin yetenekli gençlerinden  "Bamdad" Felahati'yi tanıtacağım. Bamdad'ın  Celal Zolfunun'la ve Şahin Şahbazi'yle birlikte yaptığı albümlerden şarkılar çalacağım.
"Boyalı basın"ın en namuslu gazetecilerinden biri olan Umur Talu Habertürk'te yazmaya başladı. Talu'yu izlemeye çalışın.  
Köpek bile...


KATLİAM ille öyle olmaz...
Böyle de olur.
Ama memleketin siyaset, hukuk, iş, ahlak, insanlık, vicdan ölçüleri bunları pek katliamdan sayamadı.
Sayar gibi yaptı ve boş verdi.
Çünkü, bir sistem...
Yoksul askerlerinin sayısız ölümüne yapışmışsa...
Bir sistem, yoksul Güneydoğu çocuklarının "30 bin ölü terörist" haline gelişini kavrayamamışsa...
Gündelik hayatta da topluca kıyar.

                                      Devamını oku

 

Darbenin şarkısına en ağır darbe

Müşerref Akay, bestesini kendisinin yaptığı, sözlerini o dönem evli olduğu Mahmut Tezcan’ın yazdığı ‘Türkiyem’ şarkısı ve bayrak tasarımlı elbisesiyle 12 Eylül döneminin alametifarikalarındandı.

80 sonrası girdiği Metris Cezaevi'nde işkence sırasında dinletilen Türkiyem'i bir daha duymamaya yemin etmişti. Cem Yılmaz fazlasını da yaptı: Haklarını satın aldı, kimseye söyletmiyor...  Devamını oku
 

yeni gün(avrupa)yeni sayısını yayınladı. bu linki (http://www.yenigunavrupa.org ) lütfen sık kullanılanlar listenize kaydedin ve yeni gün'ü takip edin.

bu sayıda yer alan osman çutsay'ın "12 Eylül: Bir 'Alman Pastası'?" başlıklı yazısı gerçekten çok ilginç ve çok önemli. türkiye'nin yakın tarihini bambaşka açıdan okuma daveti bu...

 

 

Geçen cuma, Yurdakul Er kardeşim soL'daki köşesinde, sevgili Celil abimiz üzerine bir yazı yazdı; dokunaklı ama "ağlak" olmayan bir yazı...

Celil abiyi onurlu, mütevazı, ilkeli yaşamı, Yurdakul kardeşimi de fenerini bu hayata tuttuğu için takdir ve tebrik ediyorum. Yazının girişini yandaki bölüme alıyorum. Devamını okumak için lütfen soL'u ziyaret edin.

Celil’e, Borcumuza ve Bir Komünist Şaire Dair
                                                                                          Yurdakul Er

Aziz Nesin hep dünyanın en borçlu insanı olduğunu söylerdi; bu borcu ödemek için yaşadığını, çok yazdığını iyi biliyoruz. Tuhaf bir borç bu: Halka ödenmesi gereken, ama ödendikçe artan bir borç. Aziz Nesin’e veya şimdilerde bir komünist şairimizin, Enver Gökçe, kitaplaştırdığı hayatını okur önüne çıkarmak için uğraşan yazar Celil Denktaş’a bakıp “yazıyı doğuran borç” da diyebiliriz: Miras işte.

Öyle olmasa, bu mirası kabullenmiş olmasa Celil, hiç bu kadar çırpınır mı?

Türkiye’nin en iyi okullarını bitirip en büyük şirketlerinde yöneticilik de yaptıktan sonra, bu kirli âleme sırtını dönen, uzun bir süredir neredeyse sadece kaslarıyla ekmek parasını çıkartan bir adam, bir Kuzey Avrupa şehrinde sabaha karşı işinden dönüyor yorgun argın ve son gücüyle okumasını, yazmasını sürdürüyor.

Neden peki?

Devamını oku

İran'da, cumhurbaşkanlığı seçimleri ertesinde başlayan "yeşil muhalefet"in geldiği son noktayı çok iyi anlatan bir karikatür. Öyle gözüküyor ki  muhalefet- en azından şimdilik-yenildi. Rejimin sahipleri bu süreçten ciddi dersler çıkarmak gerektiğinden söz ediyorlar. Muhafilerse "yıkılmadık; ayaktayız" demekle yetiniyorlar.
Yandaki görselse "yaralı ama muzaffer adını taşıyor"
                                                                                  Önceki başlıklar